Skip to content Skip to footer
arpine-cicek-icon

Bir Öznel Direniş ve Varoluş Anlatısı

Arpine Silahlı

“Kırmızı” olmak ne demektir? Kendimizi bir kimlik kategorisiyle değil, bir renk ile tanımlamak bize hangi olanakları sunar? “Fazla görünür olmama” baskısı, kırmızıyla nasıl bir diyalog içindedir? Görünürlüğü sahiplenmek, bir güçlenme pratiği midir, yoksa risk midir?
Sessizlikten çıkma ve sesini yükseltme, nasıl bir güçlenme pratiğidir? Sessizliğin zorunluluğuna karşı alternatifler üretirken, sesimiz yalnızca yüksek değil, aynı zamanda mutluysa, bu birliktelik neyi dönüştürür? Mutluluğu görünür kılmak, nasıl bir direniş biçimidir?
Koku bizi bedenimize nasıl geri çağırır? Bedenimizle yeniden temas kurduğumuzda ne değişir? Haz ve canlılık, güçlenmenin bir parçası olabilir mi? Bastırılmış ya da kontrol altına alınmış bedenimizi geri kazanmak, nasıl bir duygudur?
Değersizleştirilmeye karşı güçlü bir özdeğer ilanını nasıl başarabiliriz? Kendimizi merkeze koyar, ışık saçar ve özdeğerimizi bir hak olarak ifade ederken, kendimizi nasıl hissederiz? Güçlenme, “fazla olmamaya“ gayret ederken mi, parlamayı meşru gördüğümüz zaman mı hayat bulur?
Normlara nasıl uyarız? Normlar, bir baskı aracı mıdır? Normlara uymakla normal mi oluruz? Normlara uymayı reddedenler “uyumsuz” mudur, “istisna” mıdır? Normalliğin kendisini nasıl sorgularız? Güçlenme, normun dışında kalmak mıdır? Ya da normun sınırlarını belirsizleştirmek midir?
Sadece kendimizi açıklayarak ve anlatarak mı güçleniriz? Kendimizi gerekçelendirerek ya da savunma yaparak mı güçleniriz? Kendimizi kanıtlama zorunluluğundan nasıl özgürleşiriz?
Duygusal tutarlılık, güçlendirir mi? Korku ve sevgi duyguları ile aynı bedende nasıl birlikte oluruz? Kırılganlık ve güçlenme birbiriyle çelişir mi? Korkularımızı bastırarak mı, yoksa korkularımızla birlikte var olmayı başararak mı güçlenebiliriz?
"Anlatmak zorunda kalmadan var olabilme hakkı bir güçlenme ifadesidir.“ cümlesi hakkında hiç düşündüm mü? Her şey açıklanabilir olmalı mıdır? Duygularımızı anlamlandıramadığımız için bu duygular meşru değil midir? Bir toplumsal gruptan kendini açıklama ve anlamlandırma beklentisi, suptil bir baskı olarak hissedilebilir mi?
Sabit kimlikler edinerek mi? Korkulardan arınarak mi? Normlara uyum sağlayarak mı yoksa duyusal, bedensel, duygusal ve çelişkili bir varoluşu sahiplenerek mi? Güçlenmenin nihaî hâli var mıdır? Güçlenme, hepimizde var olan kırılgan ama kararlı bir pratik midir?
Arpine_silahli-katilimci-cizimleri-2
arpine_invisibletraces

Arpine Silahlı

Yolculuğum 1988 de İskenderunda Hristiyan ve Ermeni bir ailenin kızı olarak başladı. Küçük yaşlarda basketbolla yakından ilgilendim. Aynı zamanda sayısal bilimlere ilgi duydum. Bu nedenle olanakların sınırlı olduğu İskenderundan üniversite için Ankaraya taşınarak, Hacettepe Universitesinde Aktüerya Bilimlerinde okudum. 2011 yılı itibariyle özel sektörün kaçılmaz buluşma noktası İstanbul’da özel bir sigorta şirketinde çalışmaya başladım. Halen aynı alanda Aktüeryal Fiyatlandırma yöneticisi olarak devam etmekteyim. Bu süre zarfında çeşidi değişse de spordan hiçbir zaman uzaklaşmadım. Topraklarını özleyen, seven, geleceğe iz bırakmak isteyen biri olarak Vakıflı Köy Derneğinde aktif olarak görev almaktayım.

arpine_invisibletraces

Sanatçı
Atölye Süreci

Atölye Yürütücüsü: Aylin Vartanyan
Görsel Kolaylaştırıcı: Duygu Aşık

arpine-atolye-calimasi-2

Fikir
Meral Akkent

Proje Koordinatörü
Şehlem Kaçar

Sanat Yönetmeni
Günseli Baki

Proje Ekibi
Meral Akkent, Şehlem Kaçar
Günseli Baki, Aylin Vartanyan
Duygu Aşık, Eda Çağıl Çağlarırmak, Su Sakarya, Umay Özde Öztürk, Ferhat Akbaba

İllüstrasyonlar
Duygu Aşık

Çizgi Öyküler
Eda Çağıl Çağlarırmak

Grafik Tasarım
Ferhat Akbaba

UI/UX & Development
Berfin Ezgi Toktaş

Müze Pedagojisi Birimleri
Meral Akkent

İngilizce Çeviriler
Meral Akkent

İngilizce Editörler
Hans-Martin Dederding
Vivien Cockshott

GÖRÜNmeyEN İzler? – inVISIBLE TRACES?, İstanbul Toplumsal Cinsiyet Müzesi’nin bir sergisidir. İstanbul Toplumsal Cinsiyet Müzesi’nin tüm sergilerindeki içeriğin fikrî mülkiyet hakları, müzenin taşıyıcı kurumu Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Derneği’ne aittir.

İletişim: iletisim@istanbulgendermuseum.org